Ticaret Bakanlığı bütçesinin yalnızca ihracat rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kanko, üreticinin rekabet gücü, esnafın ekonomik koşulları, KOBİ’lerin finansmana erişimi ve tüketicinin korunmasının da bütçenin öncelikli konuları arasında yer alması gerektiğini söyledi. Ekonomide yaşanan sorunların başarı tablolarıyla örtülemeyeceğini ifade eden Kanko, sanayicinin sorunları dinlenmesine rağmen aynı sorunları derinleştiren politikaların sürdürülmesini eleştirdi.
DIŞ TİCARET AÇIĞI 78 MİLYAR DOLARA DAYANDIDış ticaret verilerine dikkat çeken Kanko, 2026 yılı Ekim ayı itibarıyla dış ticaret açığının 78 milyar dolara ulaştığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttığını belirtti. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 75 seviyesinde kaldığını kaydeden Kanko, yerli ara malı üretiminin ve yüksek katma değerli ihracatın artırılmasına yönelik politikaların somut sonuçlarının açıklanmasını istedi. Kanko, “Her 100 dolarlık ithalatın yalnızca yaklaşık 75 dolarını ihracatla karşılayabiliyoruz. Aradaki farkı kalıcı biçimde azaltacak üretim dönüşümümüz nerede? Yerli ara malı üretimini ve yüksek katma değerli ihracatı artıracak politikaların somut sonuçlarını görmek istiyoruz.” dedi.
KOCAELİ’DE 9 AYDA 2,1 MİLYAR LİRALIK SENET PROTESTO EDİLDİTicari hayatta yaşanan ödeme ve tahsilat sorunlarına da değinen Kanko, Ocak-Eylül 2026 döneminde Türkiye genelinde 248 bin 643 senedin protesto edildiğini açıkladı. Aynı dönemde Kocaeli’de 4 bin 995 senedin protesto edildiğini ve bu senetlerin toplam tutarının 2 milyar 154 milyon lirayı aştığını belirten Kanko, rakamların ticari hayattaki ödeme sorunlarının boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.
“ESNAF BORCUNU ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYOR”Çeklerin karşılıksız çıkması, senetlerin protesto edilmesi, konkordato başvuruları ve işletmelerin kapanma riskiyle karşı karşıya kalması konusunda Bakanlığın hangi önlemleri aldığını soran Kanko, esnafın, sanayicinin ve iş insanlarının finansmana erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Kanko, “İş insanı tahsilat derdinde, sanayici işletme sermayesi arayışında, esnaf borcunu çevirmeye çalışıyor. Siz ise başarı sunumları yapıyorsunuz. Krediye ulaşamayan işletmeye ‘Üret’, yüksek finansman maliyetinin altında kalan sanayiciye ‘Rekabet et’, alacağını tahsil edemeyen esnafa ‘Ayakta kal’ diyorsunuz. Bu bütçede esnafın, KOBİ’nin ve ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini güçlendirecek kaynakları ve hedefleri göstermeniz gerekiyor. Bakanlık bu sorunlara seyirci kalamaz.” ifadelerini kullandı.
TÜRK GEMİLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR İÇİN NE YAPILIYOR?Karadeniz’de Türk sahipli ve Türk kontrolündeki ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerini de gündeme getiren Kanko, Türk Armatörler Birliği raporuna göre 24 Şubat 2022 ile 26 Ağustos 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Kerç Boğazı ve Azak Denizi’nde 146 ticari gemiye yönelik saldırı ve hasar olayı yaşandığını belirtti. Bu gemilerden 34’ünün Türk sahipli veya Türk kontrollü, 5’inin ise Türk bayraklı olduğunu aktardı. 5 Ekim’de Karadeniz’de “Royad Mammadov” isimli geminin batması ve iki denizcinin hayatını kaybetmesine de değinen Kanko, gemiyi işleten Palmali Grubu’nun geminin drone saldırısına uğradığını açıkladığını hatırlattı.
NASIL BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYORKanko, Ticaret Bakanlığına Dışişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığıyla koordineli olarak hangi önlemlerin alındığını ve Türk deniz ticaret filosunun güvenliğinin sağlanması için nasıl bir çalışma yürütüldüğünü sordu.
KAMU GELİRLERİNİN SÜRESİZ DEVRİNE TEPKİSayıştay raporlarında yer alan tespitleri de gündeme taşıyan Kanko, 2001-2024 yılları arasında 50 gümrük müdürlüğüne ait bazı hizmetlerin ve bunlara bağlı gelirleri tahsil etme yetkisinin çeşitli kuruluşlara devredildiğini, bu devirlerin 7’sinin süresiz olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Kamu gelirlerini toplama yetkisinin hangi gerekçeyle süresiz devredildiğini soran Kanko, kamu yararının nasıl korunduğunun açıklanması gerektiğini vurguladı.
“NEDEN EKSİKSİZ UYGULAMIYOR?”Sayıştay raporlarında yer alan diğer bulgulara da dikkat çeken Kanko, 2025 yılında 50 milyon 492 bin 343 lira giriş-çıkış ücreti tahsil edildiğini, yaklaşık 164 milyon 888 bin liralık ardiye tahsilatında kullanılan hesaplama formülünün ise mevzuatta düzenlenmediğinin tespit edildiğini belirtti. Kanko, “Esnaftan belge düzenine uymasını isteyen Bakanlık, kendi işlemlerinde belge ve mevzuat düzenini neden eksiksiz uygulamıyor?” diyerek Bakanlıktan açıklama istedi.
GÜVENSİZ ÜRÜNLER HALK SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEMELİGüvensiz ürünlerle mücadelenin yalnızca ticari bir konu olmadığını, aynı zamanda halk sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini belirten Kanko, çocuk oyuncaklarından elektrikli ev aletlerine, internet üzerinden satılan ürünlerden günlük tüketim mallarına kadar tüm ürünlerin etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi. Denetimlerde yaşanacak gecikmelerin vatandaşların sağlığını riske atabileceğine dikkat çeken Kanko, Bakanlığın güvensiz ürünlerle mücadele kapsamında yürüttüğü denetimlerin ve tüketiciyi korumaya yönelik çalışmaların açıklanmasını istedi. Kanko, Ticaret Bakanlığının bütçesinin yalnızca ihracat rakamları ve başarı tablolarıyla değil; üreticinin, esnafın, sanayicinin, ihracatçının ve tüketicinin karşı karşıya kaldığı sorunlara getirilen çözümlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kanko’dan Ticaret Bakanı Bolat’a sert sorular!


